antarktika ne demek?

Antarktika, Güney Yarımküre'nin en güneyinde bulunan ve Güney Kutbu'nu içeren kıta. Afrika ve Okyanusya'nın güneyinde olan ve içinde ülke bulunmayan tek kıta. Dünyanın en kurak yeridir, kıtanın bazı yerlerine 2 milyon sene yağmur yağmamıştır.

Güneydeki efsanevi kıtanın bulunması 200 yıllık bir arayıştan sonra; ancak 1840'ta başarıyla sonuçlanmıştır. Yelkenlisiyle kıyılar boyunca yaklaşık 2.000 km yol alan Charles Wilkes, denizlerden oluşan Kuzey Kutbu'nun tersine, Güney Kutbu'nun olduğu yerde gerçekten büyük bir kıta bulunduğunu kanıtlamıştır. 14,4 milyon km²'lik yüz ölçümüyle bu kıta neredeyse Afrika’nın yarısı büyüklüğündedir. Bu bölgenin içinde Güney Shetland, Güney Georgia gibi birkaç takımada da yer alır.

Adı, “Arktika'nın karşısındaki” (Yunanca: Antarktikos) anlamına gelir. Antarktika'yı ortalama 2.000 m kalınlığında büyük bir buz katmanı zırh gibi örter. Bir zamanlar “ulaşılamaz” diye adlandırılan kutup noktasında buzun kalınlığı 4.335 m’yi bulur. Bu buz kütlesi 24 milyon km³'lük hacmi ile yeryüzündeki bütün buzların yüzde 92’sini oluşturmaktadır. Kıyılarından kopan 350–600 m kalınlığındaki buz parçaları günde 1–3 m hızla ilerler ve birbiri üstüne yığılır. Bu tür yüzen yığınlardan biri olan Ross Buz Sahanlığı 540.000 km²'yi bulan alanıyla neredeyse Fransa büyüklüğündedir. Gelgit olayının buzlardan kopardığı büyük parçalar yüzerek çevreye dağılır. Bu tür buzdağları arasında 20.000 km² büyüklüğe ulaşanlar olur.

Güney Kutbu'nda yeryüzünün en soğuk ve en fırtınalı iklimi egemendir. Ortalama sıcaklık yaz aylarında -20 °C’dir ve bu, güneyden fırtınalar estiğinde -70 °C'ye kadar düşebilir. Coğrafi Güney Kutbu noktasında bulunan ABD gözlem istasyonunda yapılmış ölçümlerde sıcaklığın yıllık ortalamasının -50 °C olduğu, en sıcak ayda ancak -29 °C'ye yükseldiği belirlenmiştir. Yani yeryüzünün bu en büyük buzdolabının sıcaklığı Kuzey Kutbu'ndan ortalama 22 derece daha düşüktür.

Antarktika'nın uluslararası telefon kodu +672'dir.

Kökeni

Yunancada Arktos (ἄρκτος) “ayı” anlamına gelmektedir. Kuzey yarıkürede görülebilen Büyük Ayı takımyıldızına verilen addır. Kuzeydeki yerleri işaret etmek için “Ayının yanındaki” anlamında Arktikos (ἀρκτικός) kullanılmaktadır.1 Sözcük günümüze Arktik (Arctic) olarak gelmiştir. Dünyanın bilinen kuzey bölümünü dengelemek için güneyde olması gerektiği düşünülen henüz bilinmeyen topraklar için de Arktos{{'}}un zıddı olarak Antarktikos (ἀνταρκτικός) adı kullanılmıştır. Birleşik ve eril bir ad olan Antarktikos Yunancanın romanizasyonu ile Latinceye dişil versiyonu olarak Antarktiké biçiminde geçmiştir.2 “Kuzeyin karşıtı, güneye ait olan” anlamındadır.3 Günümüzde kullanılan Antarktik (Antarctic, Antarctique) adının kökeni budur. MS birinci yüzyıldan itibaren ve coğrafi keşifler dönemi boyunca güneydeki bilinmeyen donmuş toprak kütlesini tanımlamak için kullanılmıştır.4 Günümüzde ise Güney Kutbu, Antarktika kıtası, buz sahanlıkları, çevre sular, Yakınsama alanı, Güney Okyanusu ve buralardaki adalardan oluşan kutup bölgesini tanımlamaktadır. Okunuşundaki ilk /k/ ya da yazılışındaki ilk ‘’c’’ etimolojik nedenlerle yazıma eklenmiş, orta çağda okunmadan telaffuz edilirken daha sonraları yazıldığı gibi okunur hâle gelmiştir.56 Bugünkü coğrafi kullanımından önce, “Antarktik” adı kuzeyin karşıtı anlamında başka yerler için de kullanılmıştır. Örneğin 16. yüzyılda Fransızlar tarafından Brezilya’da kurulan kısa ömürlü bir koloniye "France Antarctique" denilmiştir.

"Antarktik" adının geçirdiği serüvenin bir uzantısı olarak Antarktika adı ilk kez İskoç coğrafyacı ve haritacı John George Bartholomew tarafından Okyanus biliminin öncülerinden Sir John Murray’ın bir makalesi7 için 1886 yılında çizdiği haritada kullanıldı. Haritada kıta toprakları Antarctica olarak isimlendirilmişti. Bu harita daha sonra çizilen haritalardaki kullanımın temelini oluşturdu, kıta için Antarktika adının kullanımı giderek yaygınlaştı ve 1920’lerde bütünüyle kabul gördü.89

Keşif tarihi

Antarktika’nın keşif süreci, MÖ 600-300 yıllarında Yunan filozofların dünya ile ilgili olarak ortaya koydukları "simetri" ve "denge" düşüncesi ile Batlamyus’un MS 2. yüzyılın ilk yarısında simetri ve denge için güneyde bir büyük toprak parçasının varlığına ikna olduğuna dair yazdıkları üzerine şekillenen ve yüzyıllarca süren Terra Australis’i arama çabaları ile başladı.10

Keşif öncesi adımlar

15. Yüzyılda Avrupalı kaşifler Vasco de Gama ve Bartolomeu Dias’ın Afrika kıtası boyunca gidip Ümit Burnunu dolaşarak yeni rotalar bulmaları; 1520’de Portekizli denizci Ferdinand Magellan’ın batıya yönelip Magellan Boğazı adı verilen kanalı keşfederek Pasifik Okyanusu'na ulaşması;11 Amiral Drake’in 1578’de Güney Amerika ve Antarktika’yı ayıran ama o tarihte böyle olduğu bilinmeyen Drake Boğazı’nı keşfetmesi;12 1599’da Dirck Gerritsz’in,1314 1603’de Gabriel de Castilla’nın,15 1615’te Jacob le Maire ve Willem Schouten16 ile 1619’da Garcia de Nodal kardeşlerin yolculukları17; Anthony de la Roché‘un 1675'te Güney Georgia Adaları’nı keşfetmesi;18 1699’da Edmond Halley’in,1920 1720’de Yüzbaşı George Shelvocke’in keşif yolcukları;21 1739’da Jean-Baptiste Charles Bouvet de Lozier’in Bouvet Adası‘nı,22 1771’de Yves-Joseph de Kerguelen-Trémarec’in Kerguelen Adaları’nı,23 1772’de Marc-Joseph Marion du Fresne’nin Crozet Adaları’nı keşfetmeleri;24 James Cook’un 1769-1771’deki birinci ve 1772-1775'teki ikinci keşif yolculukları Antarktika’nın keşif sürecinin parçaları oldu.

17. yüzyılda Avustralya’nın keşfedilmesi ve devamındaki keşif seferleriyle coğrafyacılar Terra Australis’in nihayet bulunduğuna ve Avustralya’dan daha güneyde başka bir önemli kara kütlesi daha bulunmadığına ikna olmuşlardı; kıtaya "Avustralya" adı bu yüzden verilmişti. Özellikle, kâşif Matthew Flinders, Terra Australis adının Avustralya adına çevrilmesinin yaygınlaştırılmasında etkili olmuştur.25 Coğrafya haritaları da Kaptan James Cook'un Resolution ve Adventure gemileri ile 17 Ocak 1773’de, Aralık 1773 ve Ocak 1774'te değişik enlem ve boylamlarda, üç kez Güney Kutup Dairesi'ni geçmesine kadar bu hipotezi destekler görünüyordu.26

Cook 1773’ün Ocak ayında buz engeli nedeniyle devam etmeyi tehlikeli bularak geri dönmeden önce 71. güney enlemini geçerek Antarktika kıyılarına 121 km yaklaşmıştı.27 Cook’un ikinci seferindeki karmaşık ve inişli çıkışlı rota, Avustralya ve Ateş Toprakları arasında hiçbir önemli kara parçası olmadığını kanıtladı. Böylece, güneyde yaşanabilir bir kıta olduğu efsanesini sona erdirmesine rağmen gelecekte Antarktika’nın keşfi için yolu açık tuttu. Ona göre 60. güney enleminin ılıman tarafında topraklar vardı fakat ötesi için ulaşılması zor ve hiçbir ekonomik değeri olmadığına kendini ikna etti.28

Sonraki elli yıl boyunca Kuzey denizlerinde balinaların azalması üzerine güneye inen balina avcılarının dışında Güney Okyanusu ve civarına sefer düzenlenmedi, Antarktika'nın aranması için herhangi bir girişimde bulunulmadı.

Keşif

Antarktika'ya ilk kimin ayak bastığı konusu tartışmalı olmakla birlikte; Ulusal Bilim Vakfı29, NASA30, Kaliforniya Üniversitesi, San Diego31 ve diğer araştırmalar3233Avrupalı ve Amerikalı kaşiflerin Antarktika ile ilk doğrulanan karşılaşmasının 1820 yılında gerçekleştiği konusunda hemfikirdirler. Buna göre; Rus İmparatorluk Donanması’ndan Fabian Gottlieb von Bellingshausen, Kraliyet Donanması’ndan Edward Bransfield ve Amerikalı denizci Nathaniel Palmer komutalarındaki mürettebatla birlikte kıtayı veya buz sahanlıklarını ilk görenlerdir. Bellingshausen liderliğindeki Rus seferinde Bellingshausen ve Mikhail Lazarev kaptanlığındaki Vostok ve Mirny gemileri bugünkü adıyla Kraliçe Maud Toprakları'ndan 32 km uzaklıktaki bir buruna ulaşarak bugünkü adıyla Prenses Martha Sahili'ndeki Fimbul Buz Sahanlığı'nı gözlemleyerek kayıt altına aldı.34 Bundan üç gün sonra Barnsfield, on ay sonra da Palmer ana karayı gördüler. Antarktika kıtasına ilk belgelendirilmiş ayak basma, bazı tarihçilerin karşı çıkmalarına karşın Amerikalı denizci John Davis tarafından gerçekleştirildi. Davis 7 Şubat 1821 tarihinde Batı Antarktika'daki Charles Burnu yanındaki Hughes Koyunda karaya çıktı.3536 Kıta topraklarına ilk kaydedilen ve teyit edilen ayak basma ise 1895 yılında Adare Burnu'na oldu.37

1838-1842 Birleşik Devletler Keşif Seferi’nin bir parçası olarak Amerika Birleşik Devletleri Donanması tarafından yürütülen ve 1839 yılının Aralık ayında Sydney, Avustralya’dan Güney Okyanusu’na düzenlenen seferde (Wilkes Seferi ya da Ex. Ex. Seferi olarak da anılır) 25 Ocak 1840 tarihinde Ballany Adaları’nın batısındaki Antarktika kıta topraklarına ulaşıldı. Burası sonradan Wilkes Toprakları olarak adlandırıldı.38

Batı kıyısındaki Balleny Adaları’nın keşfedilmesinden iki gün sonra 22 Ocak 1840'ta Jules Dumont d'Urville’in 1837-1840 seferindek mürettebatın bazı üyeleri Adélie Toprakları kıyısından 48 km uzaklıkta Dumoulin Adaları adı verilen bir grup kayadan oluşan adaların en yükseğine çıktılar.39 Bazı mineral, yosun ve hayvan örnekleri topladılar.40

1841 yılında James Clark Ross HMS Erebus ve HMS Terror gemileriyle günümüzde bilinen adıyla Ross Denizi’ni geçti ve Ross Adası’nı keşfetti. Buzdan bir duvar gibi yükselen Ross Buz Sahanlığı boyunca seyretti ve sefere katılan gemilerinin adı verilen Erebus Dağı ile Terror Dağı’nı keşfetti.41 Mercator Cooper 26 Ocak 1853’te Doğu Antarktika’ya ayak bastı.42

1907’de Ernest Shackleton liderliğindeki Nimrod Seferi’nde Edgeworth David’in liderliğini yaptığı grup ilk kez Erebus Dağı’na tırmandı ve Manyetik Güney Kutbuna ulaştı. Tehlikeli geri dönüş yolculuğunda grubun liderliğini 1931 yılında keşif seferlerini bırakıncaya kadar birkaç sefere daha katılacak olan Douglas Mawson üstlendi.43 Shackleton ve seferin üç üyesi Aralık 1908 ve Şubat 1909 arasında birçok ilki gerçekleştirdiler: Ross Buz Sahanlığı’na karadan ilk ulaşan oldular; Beardmore Buzulu üzerinden geçerek Transantarktik Dağları’nı aştılar; Antarktika Yaylası’na ayak basan ilk insanlar oldular.

14 Aralık 1911’de Norveçli kutup kaşifi Roald Amundsen, Whales Körfezi’nden başlayan ve Axel Heiberg Buzulu üzerinden devam eden bir rota kullanarak Coğrafi Güney Kutbu’na ilk ulaşan kişi oldu.44 Scott’ın talihsiz seferi Amundsen’den bir ay sonra gerçekleşti. Roald Amundsen yolculuk sonunda sağ salim dönerken, Robert Falcon Scott geri dönüş yolculuğu sırasında donarak yaşamını yitirdi.45

Sir George Hubert Wilkins liderliğindeki Wilkins-Hearst Seferi’nde Wilkins ve Carl Ben Eielson 16 Kasım 1928’de Weddell Denizi’ndeki Hearst Adası üzerinden uçarak Antarktika’daki ilk uçuşu, 20 Aralık 1928’de Deception Adası ve Graham Toprakları üzerinde uçarak da kıta üzerindeki ilk uçuşu gerçekleştirdiler.46

1928 yılında Richard E. Byrd liderliğinde iki gemi ve üç uçakla düzenlenen seferde bazı bilimsel deneylerin yanı sıra kıtanın üzerinde gerçekleştirilen uçuşlarla havadan keşif ve fotoğraflamalar yapıldı. 28 Kasım 1929’da Byrd ekibiyle birlikte güney kutbuna kadar uçtu. Byrd’ün liderliğinde 1928-1947 yılları arasında Antarktika’ya düzenlenen dört seferde birçok ilk gerçekleştirildi, jeolojik ve biyolojik araştırmalar yapıldı.4748

Uluslararası Jeofizik Yılı nedeniyle Antaktika 1956-1958 yıllarında tüm dünyanın ilgi odağı oldu. Birçok ülke Antarktika ile ilgili bilimsel programlarını bu etkinlik döneminde başlattı. Kıta üzerinde çok sayıda araştırma istasyonu kuruldu. Başta jeolojik araştırmalar olmak üzere sonraki yıllara da taşınan çok sayıda araştırma başlatıldı. Kıtanın keşfedilmeyen yerlerine çok sayıda sefer düzenlendi.

Coğrafya

Antarktika, Güney Kutbu çevresinde asimetrik olarak yerleşmiş ve büyük bölümü Güney Kutup Dairesi içinde kalan bir ana ada ve çevresindeki adalardan oluşan, Güney Okyanusu ile çevrili en güneydeki kıtadır. Güney Pasifik, Atlantik ve Hint Okyanusu ile çevrili olarak kabul edilebilir. Kıtanın sınırlarını kuzeyde 60. güney enlemi belirler. 14 milyon km²'lik yüz ölçümüyle Asya, Afrika, Kuzey Amerika ve Güney Amerika'dan sonra beşinci büyük kıtadır.

Antarktika, yaklaşık olarak Güney Amerika kıyılarına 1000 km, Avustralya'ya 3100 km, Afrika kıyılarına ise 3980 km uzaklıktadır.49 Bir uçtan bir uca uzaklığı yaklaşık 4500 km'dir. Kara kitlesinin en kuzeyinde Antarktika Yarımadası'nın ucundaki Hope Koyu bulunur. Ancak, Antarktika kıtasının kuzey noktası Güney Shetland Adaları'nın bir bölümünü oluşturan Seal Adaları'ndan birinde yer almaktadır. 60. güney enleminin güneyinde kalmasına rağmen Seal Adaları'ndan daha kuzeyde yer alan Güney Orkney Adaları Antarktika'ya dahil edilmemektedir. Kıtanın en güney ucu Dünya'nın da en güney ucu olan Coğrafi Güney Kutbu'dur.

Kıyı şeridi 17.968 km uzunluğundadır ve buz oluşumları ile karakterize edilir.50

TipDağılım
Buz sahanlığı (önde yüzen)46%
Buz duvarları (karaya oturan)38%
Buz akıntısı/Buzul çıkışları13%
Kaya5%
Toplam%100

Antarktika kıyı şeridinin özellikleri51

Antarktika Weddell Denizi'nden Ross Denizi'ne uzanan Transantarktik Dağları ile kabaca baş meridyen tarafından bölünen Batı ve Doğu yarıkürelerine denk gelecek şekilde Batı Antarktika ve Doğu Antarktika olarak ikiye ayrılır.

Antarktika'nın en yüksek noktası 4892 metreyle Vinson Dağı'dır. Antarktika hem anakarasında, hem de çevresindeki küçük adalarda birçok dağı bulundurur. Ross Adası'ndaki Erebus Dağı, Dünya'nın güneye en yakın aktif yanardağıdır. 1970 yılındaki devasa patlamasıyla tanınan başka bir yanardağ ise Deception Adası'ndadır. Diğer keşfedilmemiş yanardağlar potansiyel olarak aktif olabilir.52 2004'te potansiyel olarak aktif bir su altı yanardağı, Antarktika Yarımadası'nda Amerikan ve Kanadalı araştırmacılar tarafından bulunmuştur.53

Antarktika'nın %98'i buz tabakası ile kaplıdır. Antarktika buz tabakasının ortalama kalınlığı 2133 metredir. Dünyadaki buzların yaklaşık %90'ı ve tatlı suyun %70'ini oluşturan bu buz tabakasının tümünün erimesi halinde tüm dünyada deniz seviyesinin yaklaşık 60 m yükseleceği hesaplanmıştır.54

Jeoloji

Antarktika'nın kıtasal buz tabakası tarafından büyük ölçüde gizlenen jeolojisi , uzaktan algılama , yere nüfuz eden radar ve uydu görüntüleri gibi tekniklerle açığa çıkıyor.55 eolojik olarak, Batı Antarktika, Güney Amerika And Dağları'na çok benzer. Antarktika Yarımadası, jeolojik yükselme ve deniz yatağı çökellerinin metamorfik kayalara dönüşmesiyle oluşmuştur.56

Batı Antarktika , bölgede en belirginleri Ellsworth Dağları olmak üzere bir dizi dağ silsilesi oluşturan birkaç kıtasal levhanın birleşmesiyle oluşmuştur . Batı Antarktika çatlağının varlığı, Batı ve Doğu Antarktika arasındaki sınır boyunca volkanizmanın yanı sıra Transantarktika Dağları'nın yaratılmasıyla sonuçlandı.57

Doğu Antarktika jeolojik olarak çeşitlidir. Oluşumu, Arkeen Eon'da (4.000 - 2.500 My) başladı ve Kambriyen Dönemi'nde durdu. Prekambriyen Kalkanı'nın temeli olan bir kraton kaya üzerine inşa edilmiştir. Kaidenin üstünde , Devoniyen ve Jura dönemlerinde Transantarktika Dağları'nı oluşturmak için ortaya konan kömür ve kumtaşları, kireçtaşları ve şeyller bulunur. Shackleton Range ve Victoria Land gibi kıyı bölgelerinde bazı faylanmalar meydana geldi.5859

Kömür ilk olarak Antarktika'da Beardmore Buzulu yakınında Frank Wild tarafından Nimrod Seferi sırasında 1907'de kaydedildi ve düşük dereceli kömürün Transantarktika Dağları'nın birçok yerinde var olduğu biliniyor. Prens Charles Dağları demir cevheri yatakları içerir.60 Ross Denizi'nde petrol ve doğal gaz sahaları var.61

İklim

Antarktika Dünya'nın en soğuk kıtasıdır. Dünya üzerinde ölçülen en soğuk doğal sıcaklık −93,2 °C (−128.6 °F) olarak 21 Temmuz 1983 tarihinde Rusya'nın (eski Sovyetler Birliği'nin) Antarktika'daki Vostok İstasyonunda ölçülmüştür.62 Antarktika'nın doğu bölümü yüksekliğinden dolayı batısından daha soğuktur. Antarktika'nın bazı bölgeleri 2 milyon yıldır yağmur yüzü görmemiştir. Bu nedenle Dünya'nın en kurak yeri Antarktika'dır.63

İklim Değişikliği

20. yüzyılın ikinci yarısında, Antarktika Yarımadası, Dünya üzerindeki en hızlı ısınan yerdi ve onu Batı Antarktika izledi, ancak 21. yüzyılın başlarında sıcaklıklar daha yavaş yükseldi.64 Tersine, Doğu Antarktika'da bulunan Güney Kutbu, 20. yüzyılın büyük bölümünde neredeyse hiç ısınmadı, ancak sıcaklıklar 1990 ile 2020 arasında küresel ortalamanın üç katına çıktı.65 Şubat 2020'de kıta, en yüksek sıcaklığını kaydetti. Mart 2015'te elde edilen önceki rekordan 0,8 °C (1,4 °F) daha yüksek olan 18,3 °C (64.9 °F) olarak kaydedildi.

Antarktika'daki yüzey ısınmasının insan sera gazlarından kaynaklandığına dair bazı kanıtlar vardır, ancak iç değişkenlik nedeniyle belirlenmesi zordur.6667 Antarktika'daki iklim değişkenliğinin ana bileşeni , 20. yüzyılın sonraki on yıllarının yazında Antarktika çevresinde kuvvetlenmiş rüzgarlar gösteren Güney Halka Modu'dur (Güney Yarımküre'nin düşük frekanslı bir atmosferik değişkenlik modu ). kıtada daha soğuk hava sıcaklıkları ile. Eğilim, son 600 yılda görülmemiş bir ölçekteydi; değişkenlik modunun en baskın itici gücü muhtemelen Ozonosfer'in kıtanın üzerinde tükenmesi.68

Nüfus

Antarktika yakınlarındaki bölgelerin ( Antarktika Yakınsamasının güneyinde yer alan bölgeler) ilk yarı kalıcı sakinleri, 1786'dan itibaren Güney Georgia ve Güney Sandwich Adaları'da bir yıl veya daha fazla zaman harcayan İngiliz ve Amerikalı denizcilerdi . 1966'ya kadar süren balina avcılığı döneminde, adanın nüfusu yazın 1.000'den (bazı yıllarda 2.000'den fazla) kışın 200'e kadar değişiyordu. Balina avcılarının çoğu Norveçliydi ve artan oranda İngiltere'den geliyordu.

Antarktika kıtasında, kadrolu araştırma istasyonları sürekli olarak muhafaza edilmesine rağmen, hiçbir zaman kalıcı bir yerleşik nüfus olmadı.69 Kıtada bazı devletlerin kalıcı insanlı araştırma istasyonları bulunmaktadır. Kıta etrafındaki adalarda çalışan, bilimsel çalışmalarda bulunan ve diğer işlerde çalışanlarla birlikte kıtanın nüfusu kışın 1.000, yazın ise yaklaşık 5.000 kadardır. Araştırma istasyonlarının bazılarında yıl boyunca personel bulunur, kış tatili yapan personel genellikle bir yıllık görev için kendi ülkelerinden gelir. Kral George Adası'ndaki Bellingshausen İstasyonu'ndaki Rus Ortodoks Holy Trinity Kilisesi 2004'te açıldı ; yıl boyunca bir veya iki rahip tarafından yönetilir.70

Güney kutup bölgesinde doğan ilk çocuk , 8 Ekim 1913'te Grytviken'de doğan Norveçli bir kız olan Solveig Gunbjørg Jacobsen'di. Emilio Marcos Palma, 60. güney paralelin güneyinde doğan ve Antartika anakarasında ilk doğan kişiydi.

Antarktika Antlaşması , askeri üslerin ve tahkimatların kurulması, askeri manevralar ve silah testleri de dahil olmak üzere, Antarktika'daki herhangi bir askeri faaliyeti yasaklar . Askeri personel veya teçhizata yalnızca bilimsel araştırma veya diğer barışçıl amaçlar için izin verilir.71 Kıtada belgelenmiş tek askeri kara manevrası, 1965'te Arjantin ordusu tarafından gerçekleştirilen küçük NINETY Operasyonu olmuştur.72

Buzullar ve yüzen buz

Antarktika'da yağış, kıtayı kaplayan dev buz tabakasını biriktiren ve oluşturan kar şeklinde meydana gelir. Yerçekimi kuvveti altında buz kıyıya doğru akar. Buz daha sonra okyanusa doğru hareket eder ve genellikle geniş yüzer buz rafları oluşturur . Bu raflar eriyebilir veya daha sıcak okyanus sularına ulaştıklarında sonunda parçalanan buzdağları oluşturabilir.

Deniz buzu ve buz rafları

Deniz buzu, Antarktika kışı boyunca yıllık olarak genişler, ancak çoğu yaz aylarında erir.73 Buz okyanustan oluşur ve deniz seviyesindeki değişikliklere katkıda bulunmaz.74 Antarktika çevresindeki deniz buzunun ortalama boyutu, uyduların 1978'de Dünya yüzeyini gözlemlemeye başlamasından bu yana çok az değişti; Bu, hızlı deniz buzu kaybının olduğu Kuzey Kutbu'nun aksine. Olası bir açıklama, termohalin sirkülasyonunun , ılık suyu Güney Okyanusu'ndaki daha derin katmanlara taşıması ve böylece yüzeyin nispeten serin kalmasıdır.75

Buz raflarının erimesi, yüzen buz kendi kütlesini değiştirdiği için deniz seviyesinin yükselmesine fazla katkıda bulunmaz, ancak buz rafları kara buzunu stabilize etmek için hareket eder. Büyük buz raflarının okyanusa çökmesine neden olan ısınma suyuna karşı savunmasızdırlar.76 Buz sahanlığı "payanda" kaybı, Batı Antarktika buz tabakasındaki buz kaybının başlıca nedeni olarak tanımlandı, ancak Doğu Antarktika buz tabakasının çevresinde de gözlendi.77

2002 yılında Antarktika Yarımadası'nın Larsen-B buz sahanlığı çöktü.78 2008'in başlarında , yarımadanın güneybatısındaki Wilkins Buz Sahanlığı'ndan yaklaşık 570 km<sup>2</sup> (220 sq mi) buz çöktü ve kalan 15.000 km<sup>2</sup> (5,800 sq mi) buz rafını riske attı. Buz, 2009'daki çöküşünden önce yaklaşık 6 km (4 mil) genişliğinde bir buz "ipliği" tarafından tutuluyordu.798081 2022 itibariyle, en hızlı incelen iki buz rafı, Pine Island ve Thwaites buzullarının önündekiler . Her iki buz rafı da onları besleyen buzulları stabilize etmek için hareket eder.82

Buz tabakası kaybı ve deniz seviyesinin yükselmesi

Antarktika, dünyadaki buzun yaklaşık %90'ını içerir. Bu buzun tamamı erimiş olsaydı, küresel deniz seviyeleri yaklaşık 58 m (190 ft) yükselecekti.83 Ayrıca, Antarktika, küresel tatlı suyun yaklaşık %70'ini buz olarak depolar. Kıta, buzullarının okyanusa doğru artan akışı nedeniyle kütle kaybediyor.84 Antarktika'nın buz tabakalarından kaynaklanan kütle kaybı, üzerine düşen ilave karla kısmen dengelenir.85 2018'de yapılan bir sistematik inceleme çalışması, tüm kıtadaki buz kaybının 1992'den 2002'ye kadar yılda ortalama 43 gigaton (Gt) olduğunu, ancak 2012'den itibaren beş yıl boyunca yılda ortalama 220 Gt'ye hızlandığını tahmin etti. 2017'ye kadar. Antarktika'nın deniz seviyesinin yükselmesine toplam katkısının 8 ila 14 mm (0,31 ila 0,55 inç) olduğu tahmin edilmektedir.

Buz kaybının çoğu Antarktika Yarımadası ve Batı Antarktika'da gerçekleşti.86 Doğu Antarktika Buz Tabakası'nın kütle dengesi tahminleri bir bütün olarak hafif pozitiften hafif negatife kadar değişmektedir.87 Doğu Antarktika'nın bazı bölgelerinde, özellikle Wilkes Land'de artan buz çıkışı gözlemlendi.

Gelecekteki buz kaybı tahminleri, iklim değişikliğinin hafifletilmesinin hızına bağlıdır ve belirsizdir. Bazı bölgelerde devrilme noktaları belirlendi; belirli bir ısınma eşiğine ulaşıldığında, bu bölgeler önemli ölçüde daha hızlı erimeye başlayabilir. Ortalama sıcaklıklar düşmeye başlasaydı, buz hemen eski haline gelmezdi.88 Batı Antarktika buz tabakası için bir devrilme noktasının küresel ısınmanın 1.5 ila 2.0 °C (34.7 ve 35.6 °F) arasında olduğu tahmin ediliyor. Isınma 2 ila 3 °C (36 ve 37 °F) arasına ulaşmadıkça tam bir çöküş muhtemelen gerçekleşmeyecektir ve kötümser varsayımlar altında yüzyıllar içinde gerçekleşebilir. Bu tam çöküş, deniz seviyesinin 2 ila 5 metre (6,6 ila 16,4 fit) yükselmesine yol açacaktır. Doğu Antarktika buz tabakasının bazı kısımlarının da tamamen kaybolacağı tahmin ediliyor ve toplam buz kaybının deniz seviyesinin yaklaşık 6 ila 12 metre (20 ila 39 fit) veya daha fazla yükselmesine yol açacağı tahmin ediliyor.89

Ozon tabakasının incelmesi

Bilim adamları , 1970'lerden beri Antarktika'nın üzerindeki atmosferdeki ozonosferi incelediler. 1985 yılında İngiliz bilim adamları , Brunt Buz Sahanlığı'ndaki Halley Araştırma İstasyonu'nda topladıkları veriler üzerinde çalışarak, Antarktika üzerinde geniş bir düşük ozon konsantrasyonu alanı keşfettiler.9091 'Ozon deliği' neredeyse tüm kıtayı kaplıyor ve Eylül 2006'da en büyüğüne ulaştı; en uzun süreli olay 2020'de gerçekleşti.9293 Tükenmeye kloroflorokarbon emisyonu neden oluyor ve halonlar atmosfere karışır, bu da ozonun diğer gazlara dönüşmesine neden olur.94 Antarktika'nın aşırı soğuk koşulları, kutupsal stratosferik bulutların oluşmasına izin verir . Bulutlar , sonunda ozonun tahrip olmasına yol açan kimyasal reaksiyonlar için katalizör görevi görür.95 1987 Montreal Protokolü , ozon tabakasına zarar veren maddelerin emisyonlarını kısıtlamıştır. Antarktika'nın üzerindeki ozon deliğinin yavaş yavaş yok olacağı tahmin ediliyor; 2060'larda ozon seviyelerinin en son 1980'lerde kaydedilen değerlere dönmesi bekleniyor.96

Ozon incelmesi, stratosferde yaklaşık 6 °C (11 °F) soğumaya neden olabilir . Soğutma kutup girdabını güçlendirir ve böylece Güney Kutbu yakınlarındaki soğuk havanın dışarı akışını engeller ve bu da Doğu Antarktika buz tabakasının kıtasal kütlesini soğutur. Antarktika'nın çevre bölgeleri, özellikle Antarktika Yarımadası, daha sonra buzun erimesini hızlandıran daha yüksek sıcaklıklara maruz kalır. Modeller, ozon tabakasının incelmesi ve artan kutupsal girdap etkisinin, 1970'lerin sonlarında gözlemlerin başladığı zamandan 2014'e kadar devam eden, artan deniz buzu kapsamını açıklayabileceğini öne sürüyor. O zamandan beri, Antarktika deniz buzunun kapsamı hızla azaldı.9798

Biyolojik Çeşitlilik

Sıcaklığın çok düşük olması doğal olarak yaşam koşullarını etkilemektedir. Antarktika'daki türlerin çoğu, milyonlarca yıl önce orada yaşayan türlerin torunları gibi görünüyor. Bu nedenle, birden fazla buzul döngüsünden sağ çıkmış olmalılar. Türler, jeotermal ısıya sahip olanlar veya daha soğuk iklim boyunca buzsuz kalan alanlar gibi izole sıcak bölgelerde aşırı soğuk iklim dönemlerinde hayatta kaldı.

Bitki Örtüsü

Kuzey Kutbu'nda 400'e yakın çiçek açan bitki türü sayılabilirken, burada çiçek açan tek bir bitki türü bile yoktur.99 Dondurucu soğukluklar, kötü toprak kalitesi, nem ve güneş ışığı eksikliği bitkilerin büyümesini engellemektedir. Bunun sonucu olarak bitki çeşitliliği dağılımı çok düşük ve sınırlıdır. Kıtanın florası büyük ölçüde Biryofitlerden oluşur.100

Hayvan Çeşitliliği

Kıtanın kıyılarında ve açık denizlerinde çok sayıda hayvan yaşar. Penguenler, martılar, kuşlar, foklar, kalamarlar ve balinalar soğuk, ama besin maddesi açısından zengin Güney Kutbu denizlerindeki planktonları ve balıkları yiyerek yaşamlarını sürdürürler.Bu canlılardan sadece penguenler bu kıtaya mahsustur.101 Kutup ayıları Antarktika'da yaşamaz.

Kıtada 35 penguen türü, 200 balık türü, 12 balina, onlarca farklı kuş türü yaşamaktadır. Antarktika ekosisteminde bulunan Kril adlı planktonun gıda eksikliği çeken ülkelerin sorunlarına çare olacağı düşünülmektedir. Kril günümüzde 100 bin ton gibi az bir miktar avlanmaktadır. Dünyada bir yılda tutulan balık miktarınca (70 milyon ton) avlanılmasının sorun olmayacağı hesaplanmaktadır.102

Mantarlar

Antarktika bölgesinde yaklaşık 750'si liken oluşturmayan yaklaşık 1.150 mantar türü kaydedilmiştir.103104 Aşırı koşullar altında gelişen türlerin bazıları, gözenekli kayalar içinde yapısal boşlukları kolonize etmiş ve McMurdo Kuru Vadileri ve çevresindeki dağ sırtlarının kaya oluşumlarının şekillendirilmesine katkıda bulunmuştur.105

Bu tür mantarların basitleştirilmiş morfolojisi , benzer biyolojik yapıları , çok düşük sıcaklıklarda aktif kalabilen metabolizma sistemleri ve azaltılmış yaşam döngüleri, onları bu tür ortamlara çok uygun hale getirir. Kalın duvarlı ve güçlü melanize hücreleri, onları UV radyasyonuna karşı dirençli kılar.

Aynı özellikler alglerde ve siyanobakterilerde de gözlemlenebilir, bu da onların Antarktika'da hüküm süren koşullara adaptasyon olduklarını düşündürür. Bu, Mars'taki yaşamın Cryomyces antarcticus ve Cryomyces minteri gibi Antarktika mantarlarına benzer olabileceğine dair spekülasyonlara yol açtı. Görünüşe göre Antarktika'ya özgü olan bazı mantar türleri kuş gübresi içinde yaşar ve aşırı soğuk gübre içinde büyüyebilmeleri için evrimleşmişlerdir, ancak aynı zamanda sıcak kanlı hayvanların bağırsaklarından da geçebilirler.106

Bitkiler

Antarktika, tarihi boyunca çok çeşitli bitki yaşamı gördü. Kretase'de , o dönemin sonunda ılıman bir yağmur ormanına dönüşen eğreltiotu ekosistemi hakimdi . Daha soğuk Neojen (17-2,5 Ma) sırasında, bir tundra ekosistemi yağmur ormanlarının yerini aldı. Günümüz Antarktika'sının iklimi, geniş bitki örtüsünün oluşmasına izin vermez.107 Donma sıcaklıkları, zayıf toprak kalitesi ve nem ve güneş ışığı eksikliğinin bir kombinasyonu, bitki büyümesini engelleyerek düşük tür çeşitliliğine ve sınırlı dağılıma neden olur. Flora büyük ölçüde briyofitlerden ( 25 türciğer otları ve 100 yosun türü ). Hepsi Antarktika Yarımadası'nda bulunan üç çiçekli bitki türü vardır: Deschampsia antarctica (Antarktika kıl otu), Colobanthus oldukça (Antarktika inci otu) ve yerli olmayan Poa annua (yıllık mavi ot).108

Diğer Organizmalar

Antarktika'daki 700 alg türünün yaklaşık yarısı deniz fitoplanktonudur. Çok renkli kar yosunları özellikle yaz aylarında kıyı bölgelerinde bol miktarda bulunur.109 Bakteriler buzun 800 m (0.50 mi) altında bulundu.110 Vostok Gölü'nün yeraltı su kütlesi içinde yerli bir bakteri topluluğunun var olduğu düşünülmektedir.111 Orada yaşamın varlığının, Jüpiter'in su buzu kabuğunun altında su bulunduran uydusu Europa'da yaşam olasılığına ilişkin argümanı güçlendirdiği düşünülüyor.112 Son derece alkali ortamda bir ekstremofil bakteri topluluğu vardır.113114 Son derece dirençli canlıların bu tür yaşanılmaz bölgelerde yaygın olması , soğuk, metan bakımından zengin ortamlarda dünya dışı yaşam iddiasını daha da güçlendirebilir.115

Penguenler

Balinalar

Foklar

Kuşlar

Balıklar

Kalamarlar

Çevreyi Koruma

Antarktika'nın biyolojik çeşitliliğini korumaya yönelik ilk uluslararası anlaşma 1964'te kabul edildi.117 Krilin (Antarktika ekosisteminde büyük bir rol oynayan bir hayvan ) aşırı avlanması , yetkililerin balıkçılıkla ilgili düzenlemeler yapmasına yol açtı. 1980 yılında yürürlüğe giren uluslararası bir anlaşma olan Antarktika Deniz Yaşam Kaynaklarının Korunması Sözleşmesi (CCAMLR), ekolojik ilişkileri korumayı amaçlayan balıkçılığı düzenler.118 Bu düzenlemelere rağmen, özellikle ABD'de Şili Levrek olarak pazarlanan çok değerli Dissostichus eleginoides'in yasadışı avlanması bir sorun olmaya devam ediyor.119

Sürdürülebilir balıkçılıkla ilgili 1980 anlaşmasına benzer şekilde, Yeni Zelanda ve Amerika Birleşik Devletleri liderliğindeki ülkeler madencilik konusunda bir anlaşma müzakere ettiler. Antarktika Maden Kaynaklarının Düzenlenmesine İlişkin bu Sözleşme 1988'de kabul edildi. Çevre örgütlerinin güçlü bir kampanyasının ardından, önce Avustralya ve ardından Fransa anlaşmayı onaylamama kararı aldı.120 Bunun yerine, ülkeler 1998'de yürürlüğe giren Antarktika Antlaşması'nın Çevre Koruma Protokolünü (Madrid Protokolü) kabul ettiler.121 Madrid Protokolü, kıtayı "barışa adanmış bir doğal rezerv" olarak tanımlayarak tüm madenciliği yasaklıyor.122

Greenpeace baskı grubu , kıtayı bir Dünya Parkı olarak kurma girişiminin bir parçası olarak 1987'den 1992'ye kadar Ross Adası'nda bir üs kurdu.123 Güney Okyanusu Balina Koruma Alanı , 1994 yılında Uluslararası Balina Avcılığı Komisyonu tarafından kurulmuştur . 50 milyon km2'yi (19 milyon sq mi) kaplar ve Antarktika kıtasını tamamen çevreler. Japonya, görünüşte araştırma amacıyla bölgede balina avlamaya devam etse de, bölgede tüm ticari balina avcılığı yasaklandı.124

Bu korumalara rağmen, Antarktika'daki biyoçeşitlilik hala insan faaliyetleri nedeniyle risk altındadır. Özel olarak korunan alanlar , alanın %2'sinden daha azını kaplar ve daha az görünür hayvanlara kıyasla popüler çekiciliği olan hayvanlar için daha iyi koruma sağlar. Deniz koruma alanlarından daha fazla karasal koruma alanı vardır.125 Ekosistemler yerel ve küresel tehditlerden, özellikle kirlilikten , yerli olmayan türlerin istilasından ve iklim değişikliğinin çeşitli etkilerinden etkilenir.

Yönetim ve politika

Antarktika'da hükûmet mevcut değildir, buna rağmen çeşitli ülkeler bazı bölgelerinde egemenlik iddia ederler. Ayrıca bu birkaç ülke karşılıklı olarak birbirlerinin hak iddialarını kabul etseler de 126 evrensel nitelikte tanınmış bir egemenlik söz konusu değildir.127

Kıtanın keşfinden sonra, özellikle 1910'lu yıllardan itibaren yoğun olarak toprak sahiplenme mücadelesi başladı. 1940'lı yılların sonunda yedi ülke (Arjantin, Şili, Avustralya, Fransa, Norveç, Yeni Zelanda, Birleşik Krallık) Antarktika'da toprak hakimiyeti iddiasında bulundu. Bazı ülkelerin aynı alanlar üzerinde hak iddia etmesinin yanında dünyanın geri kalanı bu iddiaları kabul edilmedi. (Kıtanın ancak %15'i üzerinde hak iddiası olmamıştır.) Bir kıtanın yedi devlet tarafından sahiplenilmesi dünyada tepki oluşturdu. New York Times 1947 yılında kıtanın tüm milletler adına Birleşmiş Milletler tarafından yönetilmesini önermiştir. 1948'de aynı görüşleri ABD savunmaya başladı. Kıtanın dünya toprağı olması gerektiği 1956'da Yeni Zelanda tarafından ileri sürüldü128.

1959'dan beri Antarktika Üzerindeki yeni egemenlik iddiaları askıya alınmış ve Antarktika'nın siyaseten tarafsız olduğu öngörüsü hakim olmuştur. Kıtanın statüsü 1959 Antarktik Antlaşma ve diğer ilgili kabullerle Antarktik Antlaşma Sistemi olarak adlandırılıp düzenlenmiştir. Anlaşma Sistemi'nce 60 derece enleminin güneyindeki tüm kara ve buzul parçaları Antarktika ismiyle tanımlanmıştır. Anlaşma: Sovyetler Birliği'ni (sonradan Rusya), Birleşik Krallık'ı, Arjantin'i, Şili'yi, Avustralya'yı ve ABD'yi de içeren 12 ülke tarafından imzalanmıştır.129 Böylece Antarktika'ya sağlanan bilimsel korumanın yanında bilimsel inceleme özgürlüğü ve çevreci koruma tahsis edilmiş Antarktika'da askeri faaliyetler yasaklanmıştır. Bu anlaşma Soğuk Savaş sürecindeki ilk silahsızlanma anlaşmasıdır.

1983'te Antarktik Antlaşma'nın tarafları Antarktika'da madenciliği konuşmaya ve tartışmaya başladılar.130 Uluslararası bir örgütler koalisyonu131 kurularak bölgeden mineral çıkarılmasını engellemek için toplumsal baskı kampanyası başlattı, Greenpeace132 tarafından daha da büyütülen bu eylemler, protestocuların kendi bilimsel istasyonlarını kurmalarına yol açtı (Ross Sea133 bölgesindeki World Park Base) ve insanların Antarktika üzerindeki çevresel etkilerinin belgelenmesi için yıllık keşifler düzenlendi.134 1988'de Antarktik Mineral Kaynaklarını Düzenleme Kongresi [Convention on the Regulation of Antarctic Mineral Resources (CRAMRA)] kuruldu.135 Sonraki yıl, Avustralya ve Fransa kongreyi onaylamadıklarını bunun hayata geçmesinin bütün amaç ve niyetleriyle ölümcül derecede zıt olduğunu duyurdular. Avustralya ve Fransa bu tarz bir uygulama yerine Antarktik çevrenin korunması için kapsamlı bir müzakerenin yapılmasını önerdi.136 Antarktik Antlaşmaya Çevresel Koruma Protokolü (Madrid Protokolü) diğer ülkelerce takip edilerek önerildi ve 14 Ocak 1998'de protokol yürürlüğe girdi.137138 Madrid Protokolü Antarktika'da madenciliği tamamen yasaklayıp Antarktika'yı "bilime ve barışa adanmış doğal bir rezerv" tayin ediyordu.

Antarktik Antlaşma, Antarktika'da askeri üs ve garnizon kurulmasını, askeri manevraları ve silah testlerini de içeren her türlü askeri faaliyeti yasaklıyor. Askeri personel ve ekipmanlar sadece bilimsel ve diğer barışçıl amaçlar için serbest bırakılmıştır.139 Belgelenmiş tek askeri kara manevrası Arjantin Ordusunun yaptığı Operasyon DOKSAN (Operación 90)'dır.140

Amerika Birleşik Devletleri Silahlı Kuvvetleri Antarktika'da iki altı aylık sezon boyunca araştırma görevinde bulunan ordu mensuplarına veya sivillere Antarktika Servis Madalyası verir. Madalya "Wintered Over" yazan bir şeritle verilir, madalyanın arka yüzünde deniz canlıları ve penguen motifleri vardır ortasında "COURAGE (CESARET), SACRIFICE (FEDAKARLIK) ve DEVOTION (ÖZVERİ)" yazar.141

Bugün anlaşmaya taraf 53 ülke var. Anlaşmanın ilk imzacıları olan 12 ülke 'istişari taraf (danışman)' statüsünde. Anlaşmaya sonradan katılanlarla beraber toplamda 29 ülke 'danışman statüsünde'. Bu ülkeler de her yıl kıtaya ilişkin bilgi paylaşımı ve karar alımı için gerçekleştirilen toplantılarda yer alıyor ve oy hakları oluyor. Diğer 25 ülke ise, anlaşma kapsamındaki toplantılara 'istişari olmayan taraf' (gözlemci) olarak katılıyor.

Devlet başkanlığı düzeyinde ziyaretler

10 Şubat 2015'te Norveç Kralı V. Harald dünyanın Antarktika'yı ziyaret eden ilk monarkı oldu, V. Harald özellikle Norveç'e bağlı Kraliçe Maud Toprakları'nı gezdi, bu ziyaret V. Harald'a "Antarktika Kralı" () unvanını kazandırdı.142

Antarktika toprakları

<table> <thead> <tr class="header"> <th><p>Yıl</p></th> <th><p>Ülke</p></th> <th><p>Toprak</p></th> <th><p>İddia Sınırları</p></th> <th><p>Harita</p></th> </tr> </thead> <tbody> <tr class="odd"> <td><p>1908</p></td> <td><p><a href="Birleşik_Krallık" title="wikilink">Birleşik Krallık</a></p></td> <td><p><a href="Britanya_Antarktika_Toprakları" title="wikilink">Britanya Antarktika Toprakları</a></p></td> <td><p>20°B to 80°B</p></td> <td></td> </tr> <tr class="even"> <td><p>1923</p></td> <td><p><a href="Yeni_Zelanda" title="wikilink">Yeni Zelanda</a></p></td> <td><p><a href="Ross_Bölgesi" title="wikilink">Ross Bölgesi</a></p></td> <td><p>150°B to 160°D</p></td> <td></td> </tr> <tr class="odd"> <td><p>1924</p></td> <td><p><a href="Fransa" title="wikilink">Fransa</a></p></td> <td><p><a href="Fransız_Güney_ve_Antarktika_Toprakları" title="wikilink">Fransız Güney ve Antarktika Toprakları</a></p></td> <td><p>142°2'D to 136°11'D</p></td> <td></td> </tr> <tr class="even"> <td><p>1929</p></td> <td><p><a href="Norveç" title="wikilink">Norveç</a></p></td> <td><p><a href="I._Petro_Adası" title="wikilink">I. Petro Adası</a></p></td> <td></td> <td></td> </tr> <tr class="odd"> <td><p>1933</p></td> <td><p><a href="Avustralya" title="wikilink">Avustralya</a></p></td> <td><p><a href="Avustralya_Antarktika_Toprakları" title="wikilink">Avustralya Antarktika Toprakları</a></p></td> <td><p>160°D to 142°2'D ve 136°11'D to 44°38'D</p></td> <td></td> </tr> <tr class="even"> <td><p>1939</p></td> <td><p><a href="Norveç" title="wikilink">Norveç</a></p></td> <td><p><a href="Kraliçe_Maud_Toprakları" title="wikilink">Kraliçe Maud Toprakları</a></p></td> <td><p>44°38'D to 20°B</p></td> <td></td> </tr> <tr class="odd"> <td><p>1940</p></td> <td><p><a href="Şili" title="wikilink">Şili</a></p></td> <td><p><a href="Şili_Antarktika_Bölgesi" title="wikilink">Şili Antarktika Bölgesi</a></p></td> <td><p>53°B to 90°B</p></td> <td></td> </tr> <tr class="even"> <td><p>1943</p></td> <td><p><a href="Arjantin" title="wikilink">Arjantin</a></p></td> <td><p><a href="Arjantin_Antarktikası" title="wikilink">Arjantin Antarktikası</a></p></td> <td><p>25°B to 74°B</p></td> <td></td> </tr> <tr class="odd"> <td><p>–</p></td> <td><p>Kimse</p></td> <td><p>Hak iddia edilmemiş bölge (<a href="Marie_Byrd_Toprakları" title="wikilink">Marie Byrd Toprakları</a>)</p></td> <td><p>90°B to 150°B (<a href="I._Petro_Adası" title="wikilink">I. Petro Adası</a> hariç)</p></td> <td></td> </tr> </tbody> </table>

Arjantin'in, Britanya'nın ve Şili'nin topraklar üzerindeki hak iddiaları birbirlerinin iddialarıyla çakışıyor ve bu durum çeşitli sürtüşmeleri beraberinde getirmiştir. 18 Aralık 2012'de Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı, II. Elizabeth'in hükümdarlığının 60. yıl dönümü kutlamaları için daha önce adlandırılmamış bir bölgeye Kraliçe Elizabeth Toprakları ismini verdi. 22 Aralık 2012'de BK Arjantin Büyükelçisi, John Freeman Arjantin Hükûmeti tarafından bu isimlendirmeyi protesto etmek için çağrıldı. Zaten Arjantin-BK ilişkileri 2012 yılında Falkland Adaları'nın egemenliği ve Falkland Savaşı'nın 30. yıldönümü nedeniyle zarar görmüştü.

Avustralya'nın ve Yeni Zelanda'nın şu anda kendi bölgeleri olarak gösterdikleri yerler bu ülkelere bağımsızlık verilmeden önce BK'nin topraklarıydı. Avustralya Antarktika üzerinde en büyük alanda hak iddiasında bulunan devlet durumundadır. BK'nin, Avustralya'nın, Yeni Zelanda'nın, Fransa'nın ve Norveç'in iddiaları birbirlerince tanınmaktadır. Antarktika'da toprak edinme konusunda hevesli diğer ülkeler, Antarktik Antlaşma'nın tarafları olarak antlaşmaya katılıyorlar çünkü antlaşmaya katılmış olsalar da antlaşmanın yürürlükteki yasaları katılımcıların ve ismi geçmeyen ülkeler dışındaki devletlerin Antarktika toprakları üzerinde hak iddia etmelerine ve bu iddialarının tanınmasına izin vermiyor.

  • Brezilya Brezilya Antarktikası isimli bir bölgeyi ilgi alanı olarak belirlemiştir ama resmen hak iddiasında bulunmuyor.143

  • Peru resmi olarak toprak talebi hakkını saklı tutuyor.

  • Rusya Sovyetler Birliği'nden devraldığı bölgede asıl Antarktik Antlaşmaya bağlı kalarak hak iddia ediyor.144

  • Güney Afrika Cumhuriyeti resmi olarak toprak talebi hakkını saklı tutuyor.

  • ABD resmi olarak toprak talebi hakkını asıl Antarktik Antlaşması'na bağlı olarak saklı tutuyor.145

Ekonomi ve Turizm

60 yıl kadar önce bazı bilim adamları kıtanın ekonomik bir değerinin olmadığını iddia etmiştir. Yapılan araştırmalarda kıtada bakır, kobalt, kurşun, altın, manganez, titanyum, nikel, çinko ve uranyum gibi metaller ve hidrokarbon yatakları tespit edilmiştir. Büyük miktarlarda doğal gaz (115 trilyon kübik) ve petrol (45 milyar varil) rezervleri bulunur. Kıtada bugün ekonomik ve bilimsel nedenlerle kullanılamayan donmuş halde dev tatlı su kaynakları bulunmaktadır. Bir yıl kıtadan kopan buz parçalarının 5 milyar kişinin yıllık tatlı su ihtiyacını karşılayacak miktardadır. 688 km3 miktarındaki su, dünyadaki tüm nehirlerden akan tatlı sudan daha fazladır. Yüzen buzdağlarının su sıkıntısı çeken ülkelere taşınması tartışılmıştır.146

Turistler 1957'den beri Antarktika'yı ziyaret ediyor. Turizm, Antarktika Antlaşması ve Çevre Protokolü hükümlerine tabidir;147 endüstri için özdenetim organı, Uluslararası Antarktika Tur Operatörleri Birliği'dir (IAATO). Turistler, ikonik vahşi yaşamın erişilebilir yoğunluklarının olduğu belirli manzaralı yerlere küçük veya orta boy gemilerle ulaşırlar.  2019/2020 sezonunda bölgeyi 74.000'den fazla turist ziyaret etti ve bunların 18.500'ü yolcu gemilerinde seyahat etti, ancak onları karada keşfetmeye bırakmadı.148 COVID-19 pandemisinin başlamasından sonra turist sayısı hızla düştü. Bazı doğa koruma grupları, ziyaretçi akınının neden olduğu potansiyel olumsuz etkiler konusunda endişelerini dile getirdiler ve ziyaret edilen yolcu gemilerinin boyutu ve turizm kotası konusunda sınırlamalar getirilmesi çağrısında bulundular.149 Antarktika Antlaşması taraflarının birincil yanıtı, daha sık ziyaret edilen sitelerde iniş sınırlarını ve kapalı veya kısıtlı bölgeleri belirleyen yönergeler geliştirmek olmuştur.150

Karadan yapılan gezi uçuşları , 1979'daki Air New Zealand'ın 901 sefer sayılı uçuşuna kadar Avustralya ve Yeni Zelanda dışında gerçekleştirildi . Qantas , 1990'ların ortalarında Avustralya'dan Antarktika'ya ticari uçuşlara yeniden başladı.

Bilim ve teknoloji

1959 yılında imzalanıp, 1961 yılında uygulanmaya başlanan Antarktika antlaşmasına göre kıtada sadece bilimsel araştırmalar yapılabilmektedir. Günümüzde kıtada 29 ülkenin 101 araştırma istasyonu bulunmaktadır.151 İstasyonlardan 46 adeti Antarktika Yarımadası ve çevredeki adalarda bulunur. Brezilya, Polonya, Bulgaristan, Peru, Kore, Çek Cumhuriyeti, Ukrayna ve Türkiye'nin birer adet araştırma istasyonu bulunmaktadır.152

2017 yılında, Antarktika'da araştırma yapan 4.400'den fazla bilim insanı vardı, bu sayı kışın 1.100'ün biraz üzerine düştü.  Kıtada 70'in üzerinde kalıcı ve mevsimlik araştırma istasyonu var; en büyük, Amerika Birleşik Devletleri McMurdo Üssü , 1.000'den fazla kişiyi barındırabilir.153 British Antarctic Survey , Antarktika'da biri tamamen taşınabilir olan beş büyük araştırma istasyonuna sahiptir . Belçika Prensesi Elisabeth istasyonu , en modern istasyonlardan biridir ve karbon nötr olan ilk istasyondu. Arjantin, Avustralya, Şili ve Rusya da Antarktika'da büyük bir bilimsel varlığa sahiptir.

Jeologlar öncelikle levha tektoniği , göktaşları ve Gondwana'nın parçalanmasını inceler. Buzulbilimciler , yüzen buz, mevsimsel kar , buzullar ve buz tabakalarının tarihini ve dinamiklerini inceler . Biyologlar , vahşi yaşamı araştırmaya ek olarak, düşük sıcaklıkların ve insanların varlığının organizmalarda adaptasyon ve hayatta kalma stratejilerini nasıl etkilediğiyle ilgilenmektedir.154 Biyomedikal bilim adamları , virüslerin yayılması ve vücudun aşırı mevsimsel sıcaklıklara tepkisi ile ilgili keşifler yaptılar.155

Kış aylarında iç kısımdaki yüksek yükseklik, düşük sıcaklıklar ve kutup gecelerinin uzunluğu, Antarktika'da Dünya'nın herhangi bir yerinden daha iyi astronomik gözlemlere izin verir. Uzayın Dünya'dan görünümü, daha yüksek rakımlarda daha ince bir atmosfer ve donma sıcaklıklarının neden olduğu atmosferde su buharı eksikliği ile iyileştirilir.156 Amundsen-Scott Güney Kutbu İstasyonundaki astrofizikçiler , kozmik mikrodalga arka plan radyasyonu ve uzaydan gelen nötrinoları inceliyorlar.157 Dünyanın en büyük nötrino dedektörü , IceCube Neutrino Gözlemevi, Amundsen-Scott istasyonunda. Bazıları 2.450 m (8.040 ft) derinliğe ulaşan ve 1 km3 (0.24 cu mi) buzda tutulan yaklaşık 5.500 dijital optik modülden oluşur.158

Antarktika, göktaşlarının incelenmesi için eşsiz bir ortam sağlar : kuru kutup çölü onları iyi korur ve bir milyon yıldan daha eski göktaşları bulunmuştur. Buz ve kardan oluşan bir manzarada koyu renkli taş göktaşları göze çarptığından ve buz akışı onları belirli alanlarda biriktirdiğinden, onları bulmak nispeten kolaydır. 1912'de keşfedilen Adelie Land göktaşı ilk bulunan göktaşı oldu. Meteoritler, Güneş Sistemi'nin bileşimi ve erken gelişimi hakkında ipuçları içerir.159 Çoğu göktaşı asteroitlerden gelir, ancak Antarktika'da bulunan birkaç göktaşı Ay ve Mars'tan geldi.160

Galeri

File: 061212-nordkapp.jpg File:GletscherMM.jpg File:Fryxellsee Opt.jpg File:Mount Erebus Aerial 2.jpg File:Aurore australe - Aurora australis.jpg

Çevre

Dış bağlantılar

Kaynakça

Orijinal kaynak: antarktika. Creative Commons Atıf-BenzerPaylaşım Lisansı ile paylaşılmıştır.

Footnotes

  1. Derginin online versiyonu (ücretli): Geographical Magazine

  2. Capt. Francisco de Seixas y Lovera, Descripcion geographica, y derrotero de la region austral Magallanica. Que se dirige al Rey nuestro señor, gran monarca de España, y sus dominios en Europa, Emperador del Nuevo Mundo Americano, y Rey de los reynos de la Filipinas y Malucas , Madrid, Antonio de Zafra, 1690. (Narrates the discovery of South Georgia by the Englishman Anthony de la Roché in April 1675 (Capítulo IIII Título XIX page 27 or page 99 of pdf); Relevant fragment.)

  3. Flinders, Matthew. A voyage to Terra Australis (Introduction) . Retrieved 25 January 2013.

  4. James Cook, The Journals, edited by Philip Edwards. Penguin Books, 2003, p. 250.

  5. Wayback Machine<span> sitesinde </span>arşivlendi<span>.</span> Proposition de classement du rocher du débarquement dans le cadre des sites et monuments historiques, Antarctic Treaty Consultative meeting 2006, note 4

  6. Voyage au Pôle sud et dans l'Océanie sur les corvettes "l'Astrolabe" et "la Zélée", exécuté par ordre du Roi pendant les années 1837-1838-1839-1840 sous le commandement de M. J. Dumont-d'Urville, capitaine de vaisseau , Paris, Gide publisher, 1842–1846, Vol. 8, pp. 149-152, gallica.bnf.fr, BNF.

  7. National Geographic Society | erişimtarihi =1 Ekim 2022| çalışma = education.nationalgeographic.org | arşivurl = https://web.archive.org/web/20220609182400/https://education.nationalgeographic.org/resource/antarctica | arşivtarihi = 9 Haziran 2022}}

  8. Официальный сайт Украинской Православной Церкви | erişimtarihi = 1 Ekim 2022 | dil = ru-RU | arşivengelli = evet | arşivurl = https://web.archive.org/web/20221001173415/http://pravoslavye.org.ua/?action=fullinfo&r_type=&id=22495 | arşivtarihi = 1 Ekim 2022 | ölüurl = hayır }}

  9. NOAA Climate.gov | erişimtarihi =1 Ekim 2022| dil = us-EN | çalışma = www.climate.gov | arşivurl = https://web.archive.org/web/20190604165512/http://www.climate.gov/news-features/understanding-climate/understanding-climate-antarctic-sea-ice-extent | arşivtarihi = 4 Haziran 2019}}

  10. }

  11. CCAMLR | erişimtarihi =1 Ekim 2022| çalışma = www.ccamlr.org | arşivurl = https://web.archive.org/web/20131224111026/https://www.ccamlr.org/en/fisheries/toothfish-fisheries | arşivtarihi = 24 Aralık 2013}}

  12. "Australia, New Zealand, France, Norway and the United Kingdom reciprocally recognize the validity of each other's claims." – Google Books link: 1

  13. VG Nett: Kongen av Antarktis 10 February 2015.

  14. ...the US and Russia reserve the right to make claims...

  15. Antarctic Treaty | erişimtarihi =1 Ekim 2022| çalışma = www.ats.aq | arşivurl = https://web.archive.org/web/20190930150027/https://www.ats.aq/e/tourism.html | arşivtarihi = 30 Eylül 2019}}

  16. NSF - National Science Foundation | erişimtarihi =1 Ekim 2022| çalışma = www.nsf.gov | arşivurl = https://web.archive.org/web/20071229073352/https://www.nsf.gov/news/special_reports/livingsouthpole/sciencegoals.jsp | arşivtarihi = 29 Aralık 2007}}

Kategoriler