yemen ne demek?

Yemen () resmî adı ile Yemen Cumhuriyeti ( - el-Cumhuriyyetü'l-Yemeniyye), Orta Doğu'da, Umman Denizi, Aden Körfezi ve Kızıldeniz kıyısında, Umman'ın batısında Suudi Arabistan'ın güneyinde yer alan bir ülke. Başkenti San'a'dır.

Etimoloji

Romalı coğrafyacılar tarafından Arabia Felix (Mutlu Arabistan) diye adlandırılan Yemen, genel olarak Mekke’yi dünyanın merkezi kabul eden İslâm coğrafyacılarına göre doğuya doğru dönüldüğünde Kâbe’nin güneyinde (sağında-yamin) kaldığından bu adı almıştır.1

Coğrafya

Orta Doğu'da bulunan ülkenin kuzeyden Suudi Arabistan ve doğudan Umman olmak üzere iki adet komşusu bulunmaktadır. Güneyinde Aden Körfezi ve Arap Denizi ile batısında Kızıldeniz ile çevrilidir. Petrol, balık, kaya tuzu, mermer, kömür, altın, kurşun, nikel, bakır ve batıdaki verimli araziler başlıca doğal kaynaklarıdır. Ülkede çöl iklimi etkilidir ve yıl içinde toz ve kum fırtınaları görülür.

Demografi

Yemen'de yaşayan halka Yemenli denilmektedir. Ülkenin toplam nüfusu 25 milyon kişi civarında olup, nüfusun çok önemli bölümü Araplardan oluşmaktadır. Nüfusun azınlık bölümünü; Güneybatı Asya ve Afrika'dan çalışmaya gelen kişilerden ve Avrupalılardan oluşmaktadır. Nüfusun %99.1'ini Müslümanlar, geri kalan %0,9'luk azınlık bölümünü Yahudiler, Hindular, Bahailer ve Hristiyanlar oluşturmaktadır. Müslüman nüfusun tahminen %65'ini Sünniler, %35'ini Şiiler oluşturmaktadır. Nüfusun yaş yapısının dağılımı; 0-14 yaş grubu: %41.7, 15-24 yaş grubu: %21.1, 25-54 yaş grubu: %30.9,55-64 yaş grubu: %3.7, 65 yaş ve üstü: %2.6 oranındadır (2014 tahmini). Ülkedeki okuma-yazma oranı 2011 tahminlerine göre %65.3'tür.2

Tarihçe

Antik Dönem ve İslam öncesi Yemen

Yemen’de hüküm süren en eski devletlerden Ma'in devleti günümüz Yemen topraklarının kuzey bölgeleri ile Hicaz, Fedek ve Teymâ sınırlarına kadar olan bölgede hüküm sürmüştür.3 MÖ 1400-650 yılları arasında Yemen’de hüküm süren Main krallığının merkezi San'a’nın doğusunda harabeleri bulunan Main şehriydi.4

Bölgenin en eski devletlerinden biri de Sebe’nin güneyindeki Beycân (Baihan) vadisini içeren Yemen'in orta bölümünde hüküm sürmüş Kataban Krallığı'dır. Başşehri Timna olan Kataban krallığının MÖ 8. yüzyılda kurulduğu tahmin edilmektedir. MÖ 100 yılı civarında tahrip edilen Timna şehrinin harabeleri günümüze kadar ulaşabilmiştir. Yemen'de hüküm süren önemli küçük krallıklardan birisi de Evsan Krallığı'ydı. Merha vadisinde Aden Körfezi kıyılarında hüküm süren, Helen kültüründen etkilenen Evsan Devleti bilinmeyen bir dönemde bölgenin en nüfuzlu devleti haline gelerek Doğu Afrika kıyılarını da etkisi altına aldı. MÖ 7. yüzyılda Saba hükümdarı Mükarrib tarafından bu krallığa son verildi. MÖ 1500 yıllarında Yemen'in Hadramut bölgesine geldiği tahmin edilen Hadramutlular başşehri Sabata olan bir devlet kurdular. Daha sonra Sebe Devleti’nin hâkimiyetine giren Hadramut Krallığı, Sebe zayıflayınca bağımsızlığını tekrar kazandı.5

Antik dönem Yemen tarihinin en önemli krallığı Sebe Devleti olup başşehri Marib’di. Komşu Main, Kataban ve Hadramut krallıklarını egemenliği altına alan Sebe devleti, MÖ 115 yılında Himyar Krallığı tarafından ortadan kaldırıldı. Başşehri, Zafar olan Himyeri Krallığı 525 yılına kadar günümüz Yemen topraklarında hüküm sürdü. Himyerilerin son hükümdarı Zu Navas, Yahudiliği kabul ederek bu dini devletin resmi dini haline getirdiği gibi Hristiyanları da Yahudiliği kabul etmeye zorladı. 523’te ele geçirdiği Necran (Najran)’daki Hristiyanlara yapılan katliam üzerine Hristiyan Habeş Aksum Kralı Kaleb, Bizans imparatoruyla anlaşıp Yemen’e bir ordu gönderdi. 525 yılında Yemen'e gelen Habeş ordusu Zu Navas’ı mağlup ederek Himyar Krallığı’na son verdi. Bu tarihten sonra Yemen bir süre Habeş valileri tarafından idare edilmiş olup, bu valilerden birisi olan Ebrehe, Kabe’yi yıkmak için Mekke’ye bir saldırı düzenledi. 570 yılından itibaren Yemen’de Sasani hâkimiyeti başladı ve bölgedeki Sasani egemenliği 630 yılında İslam ordularının bölgeye gelmesine kadar sürdü.

İslam Dönemi Yemen

İslam Peygamberi Muhammed’in 629 yılından itibaren yerel Himyeri meliklerine İslâm’a davet mektupları göndermesi Yemen’de İslâmlaşma sürecini hızlandırdı. Sasaniler’in Yemen valisi Bâzân’ın İslâmiyet’i benimsemesiyle birlikte San’a halkı ve Ebnâlar da (İranlı askerlerle Yemenli kadınların evlenmesiyle ortaya çıkan ve Ebna olarak adlandırılan halk) İslâm’a girdi. (628-631) Ali, Muhammed tarafından Aralık 631'de Yemen seferine gönderildi. Bu sırada Yemen’den gelen heyetlerle yapılan anlaşma ile İslâm devletinin hâkimiyetini kabul ettiler. Ebu Bekir döneminden itibaren San’a, Cened, Hadramut’un bir kısmı olmak üzere üç bölgeye ayrılan Yemen, halifenin tayin ettiği valiler tarafından yönetildi. Bazı bölgeler ise Himyer ve Hemdân gibi kabilelerin yönetimindeydi.6

Yemen toprakları, 683-692 yılları arasında Hicaz’da halifeliğini ilan eden Bâzân’in hakimiyetine geçtikten sonra yeniden Emevi egemenliğine geçti. Hadramut Kadısı İmam Abdullah Harici İbazileri’nin desteğiyle Emeviler’e başkaldırdı ve halifeliğini ilan etti, Hadramut’un ardından 746 yılında San’a’yı da ele geçirdi. II. Mervan tarafından 748’de Yemen’deki isyan bastırılarak Emevi hâkimiyeti yeniden sağlandı.7

Abbasiler döneminde Yemen’de İslâm kültürünün giderek yayılması sonucunda San’a, Zemâr, Cened ve Sa’de birer ilim merkezi haline geldi. Yemen’de, Abbasiler döneminde Tihâme bölgesinde çıkan isyanlar üzerine istikrar bozuldu. Halife Memun’un kumandanlarından Muhammed b. Abdullah b. Ziyâd’ı ordusunun başında vali olarak bölgeye gönderdi. 818 yılında merkezi yönetimden ayrı olarak Hadramut’tan sahildeki Aden’e kadar uzanan ve başşehri Zebid olan Ziyadiler hanedanını kurdu. Abbasilerin Yemen’in bazı bölgelerindeki hakimiyeti 897 yılına kadar devam etti. Zebid’de hüküm süren Ziyâdiler’in son dönemlerinde yönetim Habeşli vezirlerin eline geçti. Mercan adlı vezirin kölelerinden Necâh bütün rakiplerini bertaraf ederek 1022’de kendi hânedanını kurdu. Şafii mezhebine mensup olan Necâh aynı dönemde bölgede hüküm süren Suleyhiler’le mücadeleye girdi. Necâhi hanedanı, Mehdi Emiri Ali bin Mehdi’nin 1058 yılında Zebid’i ele geçirmesiyle yıkıldı. Mehdi Emirliği’nin Tihama bölgesindeki hakimiyeti Eyyübiler tarafından 1174 tarihinde sona erdirildi.

Himyeri hanedanlığından gelen ve Şibam merkezli Emir Ya’fur 847’de bölgeyi ele geçirerek kuzeyde Sa’da, güneyde Taiz arasında Ya’furi hanedanını kurdu. Daha sonra San’a’nın ele geçirilmesiyle hanedanın merkezi buraya taşındı. 872 yılında hanedanlık merkezi Şibam’a taşındı. Bölge ileri gelenlerinin davetiyle 897’de Zeydi imâmetini tesis etmek üzere Sa’de’ye gelen Zeydiler’den İmam Hâdi 901 yılında San’a’yı ele geçirdiyse de Ya’furiler ertesi yıl şehri geri aldılar. İmam Hâdi, Sa’dah’a çekilmek zorunda kaldı. İmam Hâdi-İlelhak Yahyâ bin Hüseyin’in 897’de Sa’dah’a gelip bazı kesintilerle birlikte hâkimiyetini 1962 yılına kadar devam ettiren ve güçlü dönemlerinde Yemen’in tamamına hükmeden Zeydi İmamlığı’nı kurması Yemen tarihinde yeni bir dönemin başlangıcı sayılır. Sa’de ve çevresinde egemenliğini sürdüren Yahyâ bin Hüseyin’in oğulları döneminde pek çok Yemen kabilesi Zeydiler’e tâbi oldu. Ebu Hasan Esad’ın 944'te vefatı üzerine aile içi mücadeleler sonucunda Ya’furiler’in bölgedeki hâkimiyeti zayıflamaya başladı. Abdullah’ın 997’de vefatının ardından tabi bir hanedan olarak ancak dört yıl kadar ayakta kalabilen Ya’furiler’in hakimiyeti Abdullah’ın oğlu Es’ad (II) döneminde 1001’de sona erdi.

1047 yılında Yemen’de Ebü’l-Hasan Ali b. Muhammed es-Suleyhi tarafından İsmaili Şiiliğine mensup Suleyhi hânedanı kuruldu. Komşu hânedanlara karşı başarılar kazandılar. San’a’yı egemenliği altına alan ve burayı başşehir yapan Ali b. Muhammed 1060'ta Zebid’i ele geçirdi. Daha sonra 1087 yılında hanedanlığın başşehri Jibla’ya taşındı. Süleyhiler Fatımiler’in desteğiyle Yemen’in birliğini sağladı. Kraliçe Erva’nın, 1138 yılında ölümüyle Süleyhi hanedanlığı sona erdi. San’a ve çevresi, 1098 yılında bölgeyi Suleyhiler’e bağlı olarak yöneten Hemdâniler’den Hâtim bin el-Gaşim’in egemenliğine geçti. Hemdâni kabilesine mensup üç aile, Eyyubiler’in Yemen’de idareyi ele almasına kadar bölgede egemenliğini sürdürdü.

Yemen’de Eyyubi Egemenliği, Resuliler, Zeydiler ve Tahiriler

Eyyubi sultanı Selahaddin Eyyubi, birbirleriyle mücadele eden küçük hânedanların idaresindeki Yemen’e kardeşi Turan Şah’ı 1174'te gönderdi. Turan Şah kısa süre içerisinde Hemdâniler, Mehdiler ve Züreyiler’e karşı başarı sağladı, onların elindeki toprakları Eyyubi hâkimiyeti altına aldı. Ancak kuzey Yemen’deki Zeydiler’in hakimeyetindeki bölgelerin ele geçirilmesinde başarısız oldu. Eyyubi hâkimiyetinin zayıflamasıyla İmam Abdullah 1199’da San’a’ ve Dhamar’ı ele geçirdi. Zeydilerin iki rakip imam arasında bölünmesi üzerine Eyyubiler’in harekâtı sonucu Zeydilerle 1219 tarihinde anlaşma imzalandı. Mesut Yusuf’un 1229’da ölümüyle Eyyubiler’in Yemen egemenliği sona erdi ve hâkimiyet Resuliler’e geçti.

Eyyubiler’in hizmetinde bulunan ve onların ordusu içinde 1223 yılında Yemen’e gelen Oğuz kökenli Ömer ibn Resul atabeg sıfatıyla Yemen hâkimiyetini üstlendi ve 1235'te bağımsızlığını ilan ederek Yemen’de iki yüzyıldan fazla süren Sünni Resuliler hânedanlığını kurdu. Hakimiyet alanını Mekke’den Zufar valiliği ne kadar genişletti. Ömer ibn Resul’un yeğeni tarafından öldürülmesinden sonraki dönemde hanedanlık Zeydiler’in saldırılarına maruz kaldı. Bölgede hakimiyeti yeniden ele geçiren Resuliler Taiz ve Zebid’i hanedanlığın merkezi yaptı. Nâsır Ahmed’in 1424'te ölümünden sonra veba salgını ve iç karışıklıklar sonrasında hânedanlık, Tahiriler tarafından 1454 yılında ortadan kaldırıldı.

Tâhiriler Rada bölgesinden yerli Yemen kökenli bir aile olup, Resuliler’in hizmetinde bulunmuşlardı. Resulilerin çöküşüyle birlikte Tahirilerin bölgedeki gücü artmaya başladı. Tahiriler’den Amir ve Ali adındaki iki kardeş önce Lahic, 1454'te Aden i ele geçirerek Resuli hanedanını ortadan kaldırdılar. Zebid, Aden, Yafrus, Rada ve Juban ile Tihame bölgesinde egemenlik kurdular. Kuzey bölgelerinde egemenlik kuran Zeydi imamlığıyla mücadeleye girdiler. Sonraki dönemlerde Şihr ve Hadramut hanedanlığın egemenliğine geçti. II. Amir döneminde Yemen’in kuzeyindeki Zeydilerin topraklarına ilerleyiş sürdürüldü ve 1504'te San'a‘ yı ele geçirdiler ve böylece Yemen’in büyük kısmına hakim oldular. 16. yüzyıl başlarından itibaren Aden’in önemini fark eden Portekizlilerin tehdidiyle karşı karşıya kaldılar. 1507’de Portekizliler Aden karşısındaki Sokotra adasını işgal ettiler. Kızıldeniz’deki Portekiz varlığından rahatsız olan Memluk sultanlığı bölgeye donanma gönderdi. Tahirilerin Memluk donanmasına yardımda bulunmaması Tahiri-Melük ilişkilerinin bozulmasına yol açtı. Memlukler Zeydiler’in ve Yemenli yerel kabilelerinin desteğini de alarak 1517 yılında Zebid yakınlarında yapılan savaşta Tahiri ordularını yenilgiye uğratarak Yemen’in büyük kısmını ele geçirdiler. Ancak aynı yıl içerisinde Memlük Sultanlığı’nın Osmanlılar tarafından yıkılmasının ardından Tâhiriler’den Amir bin Davud 1521’de Aden’de yönetimi ele geçirdi ve 1538 yılına kadar burada egemenliğini sürdürdü.

Yemen’de 1. Dönem Osmanlı Hâkimiyeti

Kızıldeniz ve Hint Okyanusu’nda faaliyet gösteren Portekizliler’e karşı mücadeleye giren Osmanlılar, stratejik önem taşıyan Aden’i 1538’de Hadım Süleyman Paşa tarafından alarak Tâhiriler hânedanlığına son verdi.8 Osmanlılar Zebid ve Aden arasında kalan bölgeyi içeren Yemen Eyaleti’ni oluşturdular. Zeydilerle uzun süren mücadeleler sonucunda Osmanlı güçleri önce Taiz’i, 1547 yılında da San'a’yı ele geçirdi. Zal Mahmud Paşa’nın (1560-1565) beylerbeyliği döneminde yönetimden hoşlanmayan Zeydiler’in eşkıyalık hareketlerine başlaması yüzünden eyalette yönetim kötüye gitti. Mahmud Paşa, eyaletin merkezini San’a’dan Taiz’e taşıdı. Zeydi isyanları da giderek yayılmaya başladı.9 1568’de İmam Mutahhar öncülüğündeki Zeydi isyanı sonucunda San’a Zeydilerin eline geçti. Bunun sonucunda Yemen Osmanlı hâkimiyeti Zebid ve Tihâme bölgesi hariç dar bir bölgeye sıkıştı. Yemen isyanlarını bastırmak üzere bölgeye gönderilen Habeş Beylerbeyi Özdemiroğlu Osman Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu önce Taiz’i ele geçirdi. Kahiriye Kalesi 1569'da ele geçirilerek Mutahhar’ın ordusu geri çekildi. Daha sonrasında Aden ele geçirildi. Sinan Paşa, San'a şehrinin kilidi durumundaki Kevkebân’ın uzun bir kuşatmanın ardından alınması üzerine Mutahhar 1572’de Sa’de’ye çekilmek zorunda kaldı ve Yemen’de Osmanlı kontrolü yeniden sağlandı. İmam Müeyyed liderliğindeki Zeydiler, San’a’nın kuzey kesimini ele geçirdiler. İmam Müeyyed kuvvetleri San'a ve Taizi kuşattı ve 1629'da iki şehri de ele geçirdiler. Daha sonraki yıllarda Zebid ile 1635 yılında Muha’nın düşmesiyle Osmanlı ordusunun çekilmesinin ardından Yemen’de Kasımiler dönemi başladı.10

Yemen’de 2. Dönem Osmanlı Hakimiyeti

İngilizler’in 1839 yılında Aden’i ele geçirmesi ve Kızıldeniz’i kontrolü altına alması üzerine Osmanlı devleti 19. Yüzyılın ortalarından itibaren Yemen’le yeniden ilgilenmeye başladı. Tihame’yi ele geçiren Osmanlı kuvvetleri Hudeyde’yi ele geçirdikten sonra 1849 yılında San'a üzerine hareket edilse de şehir ele geçirilemedi. Zeydi imamları arasında çıkan karışıklık sonrasında Ahmed Muhtar Paşa ordusuyla birlikte ileri harekâta geçerek 1871’de tayin edildiği Yemen vali ve kumandanlığı sırasında San’a’yı da alarak Osmanlı idaresini yeniden kurdu. 1872 yılında Yemen vilayeti kurularak idari merkezi San'a oldu. Asir’de Şeyh İdrisi’nin başlattığı isyan 1911’de İmam Yahya’nın büyüyen isyanıyla yeniden alevlenince Osmanlı yöneticilerinin Yemen meselesini çözmek üzere 1911’de Ahmed İzzet Paşa, Yemen’e gelerek San’a kuşatmasını kaldırdı ve İmam Yahya ile 13 Ekim 1911’de bir antlaşma yaparak isyanlara son verdi. Yapılan antlaşmayla Osmanlı Sünni halkın yaşadığı bölgelerde denetimini devam ettirirken, San’a dahil Zeydilerin yaşadığı bölgeler İmam Yahya’nın denetimine bırakıldı. Yemen’de Osmanlı hâkimiyeti Mondros Mütarekesi’nin ardından fiilen sona erdi ve Osmanlı güçleri Hudeyde’de İngilizler’e teslim oldu. Yemen, Lozan Antlaşması sonucunda hukuken Osmanlı toprağı olmaktan çıktı.11

İngiliz Bölgesi, İdrisiler ve Mütevekkili Krallığı

Osmanlılar’ın çekilmesinden sonra Yemen toprakları, Aden bölgesindeki İngiliz himaye bölgesi, San’a ve çevresinde Zeydi Emirliği, Asir ve Tihame bölgelerinde hüküm süren Muhammed b. Ali el-İdrisi ve diğer kabile şeyhleri arasında bölünmüştü. Yemen Zeydileri’nin 87. imamı Yahya, Yemen’de Osmanlı idaresinin sona ermesinin ardından bağımsız Yemen Zeydi Emirliği’ni kurarak ilk hükümdarlığını üstlendi. Yemen Zeydi Emirliği daha sonra Mütevekkili Krallığı adını aldı ve İmam Yahyâ ilk kralı oldu.12 Muhammed el-İdrisi’nin ölümünden (1923) sonra ortaya çıkan taht mücadelesinden faydalanan İmam Yahyâ 1925’te Hudeyde’yi ele geçirdi. 1934'te Suudi Arabistan Krallığı ile yapılan savaş sonrasında Tâif Antlaşması imzalandı. Hudeyde’nin kendi idaresinde kalması karşılığında Asir ve Necran’ın içinde yer aldığı Kuzey Yemen’in bir kısmı Suudi Arabistan’a bırakılarak günümüz sınırı oluşturuldu. Böylece İngiliz himaye bölgesi hariç Yemen’de birlik ve istikrar sağlandı. 1940’larda İmam Yahya yönetimine karşı oluşturulan hareket ortaya çıktı. İmam Yahya 17 Şubat 1948’de bir suikast sonucu öldürüldü. İmam Yahya döneminde Yemen; 1945 yılında Arap Birliği’ne, 30 Eylül 1947’de Birleşmiş Milletler’e üye oldu. İmam Yahya’nın ardından imam seçilen oğlu Ahmed bin Yahya, suikast esnasında çıkan karışıklıklar sonrasında idareyi ele alarak Taiz’i başkent yaptı. 1955’te İmam Ahmed’e karşı başlatılan isyan hareketi başarısızlıkla sonuçlandı. 1956 yılında Mısır ile savunma antlaşması imzalandı. İmam Ahmed, Mısır ve Suriye’nin oluşturduğu Birleşik Arap Cumhuriyeti’ne katıldı. Ancak 1961’de Suriye’nin birlikten çekilmesinden sonra İmam Ahmed de birlikten ayrıldı. İmam Ahmed’in 1962’de ölmesinden sonra yerine oğlu Muhammed Bedir imam seçildi. Ancak bir hafta sonra San’a’da askeri birlikler tarafından kuşatılınca 26 Eylül 1962’de görevi bırakıp Yemen’in kuzeyine kaçmak zorunda kaldı.13

Kuzey ve Güney Yemen

Yemen’in kuzeyinde Mütevekkili monarşisinin sona ermesinden sonra Mısır’ın desteğiyle Yemen Arap Cumhuriyeti (Kuzey Yemen) kuruldu, cumhurbaşkanlığına da ordu komutanı Abdullah Sallal getirildi. 1962-1970 yılları arasında Mısır destekli cumhuriyetçiler ile Suudi Arabistan destekli Mütevekkili Krallığı yanlıları arasında iç savaşı Cumhuriyetçiler kazandı.

Kuzey Yemen’de monarşinin yıkılarak Yemen Arap Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonra İngiliz himayesindeki Aden merkezli bölgeleri ile küçük krallıkları (Güney Yemen) İngiliz yönetiminden kurtarmak amacıyla Arap millî hareketi Ulusal Kurtuluş Cephesi’ni kurdu ve bazı kabilelerin de katılımıyla İngilizler’le mücadeleye başlandı. Bu mücadele Güney Yemen ile Aden’in 1967’de bağımsızlığına kavuşmasıyla sonuçlandı. 30 Kasım 1967'de Güney Yemen'in bağımsızlığını ilan eden yeni yönetim, Batı'dan gerekli desteği göremeyince SSCB ve Çin gibi sosyalist ülkelerle yakınlaşma içine girdi. Daha sonra sosyalist blokta yer alan Yemen Demokratik Halk Cumhuriyeti kuruldu. Yemen Demokratik Halk Cumhuriyeti’nde bütün partiler birleştirilerek Yemen Sosyalist Partisi oluşturuldu ve ülke bu parti tarafından yönetildi. Kuzey Yemen ve Güney Yemen arasında 1972 ve 1979’da kısa süreli ve sınır değişikliklerine sebep olmayan çatışmalar yaşandı. Güney Yemen’de 1986’da parti içi çekişmeleri yüzünden görevinden ayrılan Ali Nasır Muhammed’in ardından ülkede siyasi kriz yaşanması sonucu iç savaş çıktı. Savaşı kaybeden Ali Nasır Muhammed bir kısım taraftarıyla Kuzey Yemen’e kaçtı.

Kuzey ve Güney Yemen’in Birleşmesi ve Yemen Cumhuriyeti

Kuzey ve Güney Yemen, Sovyetler 22 Mayıs 1990’da birleşti. Ülke iki buçuk yıllık geçiş döneminde iki parti tarafından ortaklaşa yönetildi. 1993 yılında yapılan seçimin ardından iki ülke tamamen birleşti. Bu seçimleri Kuzey Yemen’in eski cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih kazandı. Mayıs-Haziran 1994 tarihleri arasında Kuzey ve Güney Yemen destekçileri arasından meydana gelen iç savaşı Ali Abdullah Salih’in Kuzey Yemen güçleri kazandı. Yemen’de 1999 yılında yapılan ilk doğrudan cumhurbaşkanlığı seçimlerini Ali Abdullah Salih yeniden kazandı. 2000 yılında anayasayı değiştirerek tekrar iki defa daha seçilme hakkı sağlandı. Salih, 2004 yılında Hüseyin Bedreddin el-Husi liderliğindeki Şii Zeydi isyanıyla uğraşmak zorunda kaldı. 2011 yılında başlarında Tunus’ta başlayıp Mısır’la devam eden ve Arap dünyasına yayılan Arap Baharı Yemen’i de etkiledi. İşsizlik, ekonomik koşullar ve yolsuzluğa karşı uzun süren protesto gösterileri ve çatışmaların ardından 23 Kasım 2011’de imzalanan Körfez Arap Ülkeleri İş Birliği Konseyi kararıyla Ali Abdullah Sâlih’in otuz üç yıllık yönetimi fiilen sona erdi. Göreve başkan yardımcısı Abd Rabbuh Mansur al-Hadi getirildi. 21 Ocak 2012’de yapılan seçimlerde Hadi cumhurbaşkanı seçildi. Şubat 2015'ten beri yönetim, San'a ve Aden hükûmetleri olarak fiilen ikiye ayrıldı.

Hadi'nin 2 yıllık geçiş sürecinde ekonomik ve sosyal sorunları çözemediğini öne süren Şii Husiler’in Ensarullah Hareketi ile ordu kuvvetleri arasında yer yer çatışmalar meydana geldi. 21 Eylül 2014'te başkent San’a'yı kuşatarak 4 gün süren çatışmaların ardından Husiler, şehirde kontrolü ele geçirdiler.14 22 Ocak 2015'te Cumhurbaşkanı Hadi ve Başbakan Halid Mahfuz Bahhah istifa etti. 06 Şubat 2015'te parlamentoyu feshederek, ülkeyi yönetmek üzere geçici bir başkanlık konseyi kuracaklarını bildiren Husiler, oluşturacakları konseyin Sünniler’in çoğunlukta olduğu Yemen’i iki yıl yöneteceklerini bildirdiler. Yemen’de siyasi krizi çözmeyi amaçlayan BM öncülüğündeki görüşmelere başlanmıştır.15 Ev hapsinde tutulan Cumhurbaşkanı Hadi, 21 Şubat'ta San’a dan kaçarak Aden'e geçmiş16 ancak Husiler'in Aden'e yaklaşması üzerine 25 Mart'ta ailesiyle birlikte ülkeyi terk etmiştir.17 26 Mart'tan itibaren de Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ülkeleri tarafından Husi milislerine yönelik olarak hava harekâtına başlanıldı.

Ekonomi

Yemen ekonomisi birinci derecede tarım ve hayvancılığa dayanır. Tarım ürünlerinden elde edilen gelirin gayri safi yurt içi hasıladaki payı %21'dir. Çalışan nüfusun %71,5'i tarım alanında iş görmektedir. Ürettiği tarım ürünlerinin başında tahıl, pamuk, hurma, muz, darı, kahve ve çeşitli meyve ve sebzeler gelir. 1992'de 820 bin ton tahıl, 170 bin ton yer bitkisi, 80 bin ton baklagil, 320 bin ton meyve, 560 bin ton sebze üretilmiştir. Aynı yıl ülkede yaklaşık 100 bin baş deve, 1 milyon 200 bin baş sığır, 3 milyon 850 bin baş koyun, 2 milyon 250 bin baş da keçi bulunuyordu. 1991'de 86 bin ton balık ve deniz ürünü avlanmıştır. Kuzey Yemen'de yılda ortalama 65 bin ton tuz üretilmektedir. Güney Yemen'de de petrol ve doğal gaz çıkarılmaktadır. Bunların dışında önemli bir yerel kaynağa sahip değildir. 1992'deki petrol üretimi 69 milyon varil olmuştur. 1993'te açıklanan petrol rezervi 2 milyar 10 milyon varil, doğalgaz rezervi de 430 milyar m³'tü. Petrol, doğal gaz ve diğer yerel kaynaklardan elde edilen gelirlerin gayri safi yurt içi hasıladaki payı %9'dur.

İdari Yapısı

Yemen idari olarak 21 vilayete ayrılmıştır. 2013 yılında Hadramut ili'ne bağlı olan Sokotra adası bu tarihten sonra yeni kurulan Sokotra valiliği (Haritanın sağ alt köşesinde) olarak Yemen' in 22. vilayeti olmuştur. Valilikler 333 ilçe, 2.210 belediye ve 38.234 köye bölünmüştür (2001).

Ayrıca bakınız

Dış bağlantılar

Kaynakça

Orijinal kaynak: yemen. Creative Commons Atıf-BenzerPaylaşım Lisansı ile paylaşılmıştır.

Footnotes

Kategoriler