Son güncelleme: 28 Ekim 2025
Harun Yahya, gerçek adıyla Adnan Oktar (d. 2 Şubat 1956, Ankara), Türk yazar, düşünür ve televizyon programcısıdır. Özellikle yaratılışçılık ve Darwinizm eleştirisi konularındaki çalışmalarıyla tanınır. Kendisi ve lideri olduğu örgüt, çeşitli suçlamalarla gündeme gelmiş ve uzun süren yargılamalar sonucunda çeşitli cezalara çarptırılmıştır.
İlk Yılları ve Eğitimi: Adnan Oktar, 2 Şubat 1956'da Ankara'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Ankara'da tamamladıktan sonra İstanbul'a yerleşti. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nde (şimdiki Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) iç mimari bölümünde eğitimine başladı ancak tamamlamadı. Daha sonra İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde okudu.
Fikri Gelişimi ve İlk Eserleri: 1980'li yılların başlarından itibaren İslamcı düşünceye yöneldi ve bu alanda çeşitli yazılar yazmaya başladı. İlk dönem eserlerinde materyalizm ve komünizm eleştirileri öne çıktı.
Bilim Araştırma Vakfı (BAV) ve Yaratılışçılık: 1990 yılında Bilim Araştırma Vakfı (BAV)'ı kurdu. Vakıf aracılığıyla yaratılışçılık tezlerini savunan yayınlar yapmaya başladı. Bu dönemde, evrim teorisi'ne karşı yoğun bir kampanya yürüttü.
Harun Yahya Takma Adı: Adnan Oktar, "Harun Yahya" takma adını kullanarak birçok kitap ve makale yayınladı. Bu isimle yazdığı eserlerde, İslam'ın bilimle uyumlu olduğunu ve evrim teorisinin bilimsel olarak geçersiz olduğunu savundu. Eserleri birçok dile çevrildi ve geniş bir okuyucu kitlesine ulaştı.
Televizyon Programları: Adnan Oktar, 1990'lı yılların sonlarından itibaren televizyon programları yapmaya başladı. Bu programlarda dini konuların yanı sıra siyasi ve sosyal meselelere de değindi. Özgün dansları ve yaşam tarzı ile geniş kitlelerin dikkatini çekti. A9 TV isimli kendi televizyon kanalını kurdu.
Adnan Oktar ve örgütü, uzun yıllar boyunca çeşitli tartışmaların odağında yer almıştır:
Harun Yahya takma adıyla çok sayıda kitap ve makale yayınlamıştır. Başlıca eserlerinden bazıları şunlardır:
Adnan Oktar, Türkiye'de tartışmalı bir figür olarak bilinir. Yaratılışçılık tezleri, televizyon programları ve örgütlenmesiyle geniş kitlelerin dikkatini çekmiş ancak aynı zamanda ciddi suçlamalarla karşı karşıya kalmıştır. Hukuki süreçler sonucunda aldığı cezalar, örgütünün dağılmasına ve etkisinin azalmasına yol açmıştır.